
Dikkat! yarını biz şekillendiriyoruz
Çocuğunuz 'dosyanız' olsun, 'projeniz' değil. Bu cümle, Prof. Dr. Gelengül Haktanır'a ait. Haktanır, Ankara Üniversitesi'nin Okul Öncesi Eğitim Ana Bilim Dalı'nın profesörlerinden. Geçenlerde bir seminerine katıldım dinleyici olarak. İnanılmazdı. Okul öncesi dönemde çocuğu olan her ebeveynin bir şekilde izlemesi ya da okuması lazım Prof. Haktanır'ın anlattıklarını. Temel mesaj yazının başındaki cümlede yer alıyor.
"Çocuğunuz 'dosyanız' olsun, 'projeniz' değil." Üzerinde sürekli çalıştığınız, ana ve değişmez dosyanız olsun çocuğunuz. Ama sakın, kendi geçmişinizin izleriyle şekillendirmeye çalışacağınız, üretmeyi hedefleyeceğiniz bir 'proje' olmasın. Yani... "Ben çok istemiştim ama at binemedim, O binici olsun" ya da "Benim içimde kaldı, O muhakkak bir müzik enstrumanı çalsın" gibi yanlışlar yapmayın diyor Prof. Haktanır. Çok önemli... Aynı, şu diğer cümle gibi: "Çocuğunuzun önüne 'engel' değil, 'sınır' koyun."
Prof. Dr. Gelengül Haktanır, "Düşün bu çocukların yakasından" diyor anne - babalara. Tabii aynı şekilde, babaanne, büyükbaba, anneanne ve dedelere de... Bence muhakkak araştırıp bulun ve bilgilenin Haktanır'ın tespit ve tavsiyelerinden. Başlıklar halinde bir bölümünü aktarayım ben buradan: - Çocuğunuzun her hareketine müdahale etmeyin, çok fazla tepki vermeyin. Bırakın kirlensin, yorulsun, eşyalarını kaybetsin, unutsun...
Böyle böyle öğrenecek. Sürekli müdahale yorar. Hem sizi, hem çocuğunuzu. O'nun gerçeklerini kabul edin, empati yapın. Çocuğunuzu var sayın. Kararlarına saygı duyun. O'nu dinleyin. Konuşurken muhakkak göz teması kurun. Evladınıza özgürlük tanıyın ama sınırlarını da koyun. Karşılaştığı sorunları kendi kendine çözmesine izin verin, bu yönde teşvik edin. O'na bir birey olduğunu hissettirin. Çocuğunuzla ilişkilerinizde, konulara sonuç değil, süreç odaklı yaklaşın.
Detaylarla fazla ilgilenmeyin. Unutmayın ki, siz (anne - babalar) neye değer ve önem verirseniz, çocuğunuz da ona önem ve değer verir. Çocuğunuzla zıtlaşmayın, inatlaşmayın. Kabul eden, izin veren olun. Yaşamı deneyimlemesine olanak tanıyın. Farklı özellik ve yeteneklerini öne çıkartıp, bu yönleriyle mutlu olmasını sağlayın. Siz de bundan mutlu olun. Evladınızla, ödül - ceza mekanizmasıyla değil, geri bildirimle ilişki kurun. O'na düzenli harçlık vermeyin. İhtiyacı olduğunda O istesin, siz de "Cüzdan orada...
Ne kadar ihtiyacın varsa git al ve kullan" deyin. Her çocuk kişiliğini farklı bir yaşta oluşturur. Kimi 6, kimi 10 yaşında. Bunu sakın unutmayın. Çocuğunuzun odasına ayrı bir bilgisayar ya da televizyon almayın. Ekran karşısında mümkün olan en az süreyi geçirmesini sağlayın. İzlediği program bittiğinde televizyonu kapatın. Sirk, sergi, fuar gibi yaratıcılık ve estetiği destekleyen yerlere götürün. Alışveriş merkezlerine değil, tabiat ile buluşabileceği geziler yaptırın. - Evladınızla ilişkilerinizde sizin tavırlarınızın tutarlı ve sürdürülebilir olması çok önemlidir. - O'nla çok sık sohbet edin. İletişim becerisinin artmasına ve önyargılı yetişmemesine özen gösterin. Ve... - "Seni çok seviyorum" cümlesini çok, daha çok seslendirin...
Yanlış yetiştirilen çocukların büyüdüklerinde nasıl 'hayati' yanlışları, nasıl katı şekilde hayata geçirdiklerini düşünerek okudunuz değil mi yukarıdakileri?..
Murat Çelik |